Kamuda Performans Yönetimi Zorunlu Mu Oluyor?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ekim ayı içerisinde yayınladığı resmi yazıyla içinde bulunduğumuz yeni eğitim döneminde öğretmenlerin performansının değerlendirileceğini duyurdu. Bu duyuru bir çok kamu çalışanı ve kamu sendikası tarafından tepkiyle karşılansa da MEB, bu yazının ardından çalışmalar hız kesmeden devam ederek kısa bir süre önce performans değerlendirme sistemini için kullanılacak platformun da tanıtımını yaptı. Platforma buradan ulaşabilirsiniz.

Yürürlüğe giren bu uygulama ile artık öğretmenler sene içerisinde okul müdürü, veli, öğrenci, öğretmen, zümre öğretmeni tarafından değerlendirilebilecek. Bunun yanında sistem öğretmenlere kendilerini de değerlendirme şansı tanımakta.

Kamudaki eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik olarak yapılan bu çalışmanın temelleri esasında biraz daha eskiye dayanmakta. Konunun gündeme gelmesiyle birlikte aslında kamuda performans yönetimi ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışmalar da bir kez daha dikkatleri üzerine çekmeye başladı.

Ne olmuştu?

Kamuda performans yönetimi sürecinin uygulanmasına yönelik yakın geçmişte yapılan ilk çalışma, şimdilerde gündemde olan öğretmen performans değerlendirme sistemi değil. 2016 yılı içerisinde Devlet Personel Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 657 sayılı yasaya tabi devlet memurları ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi sözleşmeli personelin performansının değerlendirilmesini öngören “Kamu Personelinin Başarılarının Değerlendirilmesine İlişkin Genel Yönetmelik Taslağı” yayınlanarak kamu kurumlarının görüşlerine sunuldu.

Bu taslağa göre kamu çalışanları yetkinlik, hedef ve görevleri olmak üzere üç farklı başlık altında değerlendirilecekti. Değerlendirmenin çalışanın bir üst amiri tarafından yürütülmesini öngören taslak, çalışanın yöneticilerinin yanı sıra çalışma arkadaşı, astları ve hatta vatandaşlar tarafından da değerlendirilmesine olanak sağlıyordu. Planlanan takvime göre 2017 yılı içerisinde kamu kurumlarının görüşleriyle birlikte taslağın son şeklini alarak 2018 yılında performans değerlendirme sistemine geçilecekti.

Ancak Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi sonrasında gözlerin kamu kurumlarına ve kamu çalışanlarına çevrilmesi ile bu taslak çeşitli nedenlerden dolayı askıya alındı. Zira söz konusu taslakta öngörülen puanlama sistemi ile kamu çalışanlarının görevine son verilmesi seçeneği söz konusu değildi. Çalışanların değerlendirme sonucunda alabilecekleri dört farklı puan olan A, B, C ve D puanları, kamu çalışana yönelik ödül, terfi, yurt dışı görevi, yurt dışı eğitim imkanı ya da uyarı, sorunların çözümüne yönelik yol haritası belirleme, ceza gibi uygulamaları kapsıyordu. Bu nedenle Temmuz 2016’dan sonra değerlendirme sistemi, yeterli görülmeyerek taslağın rafa kaldırılmasına karar verildi. Yine de önümüzdeki dönemde bu yönde yapılacak yeni çalışmalara ışık tutması açısından önemli bir kaynak olacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Sırada ne var?

2016 yılı içerisinde taslak olarak kamu kurumlarına sunulan yönetmeliğin rafa kaldırılması kamuda performans yönetimi sisteminin bir süre daha gündeme gelmeyeceğinin işaretini verdi. Ancak söz konusu taslağın rafa kaldırılması, kamuda personel yönetim sistemine yönelik çalışmaların da rafa kalktığını değil, aksine daha kapsamlı ve titiz bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.

Zira Devlet Personel Başkanlığı bu yöndeki çalışmalarına devam etmektedir. 2017 yılı içerisinde yaptığı çalışmalardan en belirgin olanı, 8-9 Mart 2017 tarihinde Ankara’da Devlet Personel Başkan Vekili’nin öncülük ettiği ve 6’sı akademisyen olmak üzere toplamda 80 uzmanın katılımıyla gerçekleşmiştir. Kamu Personelinin Başarılarının Değerlendirilmesi Toplantısı adıyla gerçekleşen ve iki gün süren toplantıda uzmanlar farklı gruplara ayrılarak çalışmalar hazırlamış, bu çalışmalar ikinci günün sonunda Devlet Personel Başkanlığı’na sunulmuştur.

Son yıllarda çok sık duyduğumuz performans yönetimi kavramı hangi sebeple olursa olsun, kamu sektöründe de kendine yer bulmaya başlamıştır. Özellikle kamu çalışanlarının iş güvencesinin özel sektörde çalışan kişilere kıyasla çok daha yüksek olması, kamudaki çalışanların performansını ve buna bağlı olarak hizmet kalitesini düşürmektedir. Bunun yanında vatandaşların artık memnun kalmadıkları kamu kurumları ya da çalışanları hakkında şikayetlerini eskiye göre daha kolay yapabilmesi de devletin kamu kurumlarına belli noktalarda müdahale etmesi gerektiğini daha fazla hissettirir olmuştur. Tüm bu nedenlerin yanında darbe girişimiyle beraber bir kez daha tecrübe edilen ve kamu kurumları içerisindeki gruplaşmalar ve kadrolaşmaların önüne geçilebilmesi adına devlet kadrosuna aldığı çalışanı doğru ve objektif kriterlerle kontrol etme ihtiyacı hissetmeye başlamıştır.

Sadece performans yönetimi açısından değil, bir çok açıdan kamu kurumları personeline yönelik daha kapsamlı çalışmalar yürüten ilgili bakanlıklar ve Devlet Personel Başkanlığı öyle görünüyor ki 2018 yılında yeni haberlerle karşımıza çıkmaya devam edecek. Kamuda çalışan öğretmenlerin performansının değerlendirilmeye başlanması kamudaki köklü değişimin çok küçük bir parçası diyebiliriz.

Kaynaklar

Resmi Gazete

T.C. Devlet Personel Başkanlığı

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

Hemen kullanmaya başlayın, işinizi geleceğe taşıyın
Ücretsiz deneyin

Kurulum gerektirmeden kendi demo hesabınızı oluşturun, Kolay İK'yı tanıyın

Ücretsiz Deneyin
Dijital Köprü ayrıcalıkları

QNB Finansbank Dijital Köprü kampanyası ayrıcalıklarını görmek için tıklayın

Bilgi Alın