6 dakika

Asgari Geçim İndirimi 1 Ocak 2008 tarihi itibariyle hayatımıza girdi. Yaklaşım şuydu; "Ailesi ve çocukları olan insanların daha fazla asgari ücret almaları için bir çalışma yapılması gerekir".

asgari geçim indirimi insan kaynakları

Sonuçta ailesi olan insanların asgari ihtiyaçları yalnız olan insanlardan daha fazladır, bunu bir çoğumuz kabul ederiz. Bu nedenle çalışanların maaşını artırmak için yapılan çalışmada devlet mali yükü işverenin omzuna yüklemedi ve vergide indirim ile mali yükü üstlendi. Ama bunun yanında operasyonel yük ise İnsan Kaynakları ve Bordrolama ekiplerinin üzerine kaldı.

Asgari geçim indirimi uygulanması

Bu yazı teknik bir yazı olmayacak. Yine de çok kısaca özet geçelim isterim. 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliği ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mülga 32. maddesi ile düzenlenen maddeye göre;

  • 16 yaşından büyük çalışanlar için
  • Asgari ücretin yıllık brüt tutarının
  • Kendisi için %50
  • Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10
  • Çocuklarının her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için%7,5, diğer çocuklar için %5'idir.
  • Gelir vergisinden bu tutar mahsup edilir

Yani şirketler tüm çalışanlarının aile durumu bilgilerini bilmek ve takip etmek durumundadır. Peki takip etmezse neler olur?

Aile durumu bildirimi

Üzülerek söylüyorum ki; operasyonel nedenler ve bilinçsizlik nedeniyle AGİ şirketlerde en az uygulanan özlük süreçlerinden birisidir. Çalışan işe girerken şirket, çalışana sözlü veya yazılı olarak aile durumunu sorar. Yazılı olarak sorması durumunda Aile Durumu Bildirimi adında bir dökümanı doldurur ve ailesindeki her bir kişinin bilgilerini yazar. Buradan İK ekipleri, eşin çalışma durumu, evlilik durumu, çocukların yaşları, çocukların eğitim durumları gibi tüm bilgileri ayırt ederek elle bordro sistemine girmek durumunda kalırlar. Sözlü sorularda ise daha büyük karmaşa yaşanabilir. Bu nedenle en iyi deneyim yazılı olarak almaktır. Daha dijital şirketler İK yazılımları üzerinden çalışanın bildirimlerini yapmalarını sağlarlar.

Ayrıca çalışanı şirketin bilgilendirmesi gerekir. Çünkü AGİ çalışanın hayatındaki değişimlerle beraber yaşayan bir süreçtir.

Şirketler AGİ'yi takip etmeli mi?

Yasada; "Çalışan, durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (Evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildirmelidirler." deniliyor. Bunun yanında bu bir zorunluluk değil, bir süreç uyarısı. Yani diyelim ki çalışan çocuğu olduktan 3 ay sonra geldi ve geriye dönük AGİ değişikliği istedi. Şirket "Bildirdiğin ay itibariyle geçerlidir" diyerek her zaman kurtulamıyor. Çalışan geriye dönük bordro değişikliğinin şirkete vereceği operasyonel zararı umursamaz, hatasını kabul etmez ve parasını isterse genellikle şirketler vermek durumunda kalıyor. Hata demişken hatanın kime olduğu kesinlikle belli değildir. Çalışanların çok azı evlilik, boşanma ve çocuk durumunda maaşlarının artacağını veya azalacağını bilir.

Ayrıca tam tersi taraftan da bakmak gerekir. Bir çalışan evlendiğinde veya çocuğu olduğunda şirketi bilgilendirirken, boşandığında veya çocukları 18 yaşını geçtiğinde haber vermeyebilir. Garip olan; çalışanın az veya fazla AGİ alması durumda şirket -teorik olarak- maddi bir zarara uğramaz, sadece devlet daha az veya daha çok vergi alır. Bu nedenle şirket yönetimleri AGİ takibi hakkında daha az baskı yaparlar. AGİ ile ilgili en büyük şirket riski, bir çalışanın resmi ve yazılı olarak talep etmesine rağmen AGİ işlemlerinin bordrosuna yansımamasıdır. Bu durumda şirket cezai işleme maruz kalabilir.

Bunun yanında mahkeme kararıyla, AGİ nedeniyle geriye dönük 3 yıllık bordrosunun tekrar hesaplanmasını kabul ettiren bir çalışanın şirkete getireceği iş yükünü düşünemiyorum bile.

Peki İK ve Bordrolama ekipleri hangi bilgileri takip etmeli?

Sıralı tam liste:

  • Çalışanın evlenme/boşanma durumu
  • Çalışanın eşinin çalışma/çalışmama durumu
  • Çalışanın çocuklarının doğumu
  • Çalışanın çocuklarının 18 yaşını geçme durumu
  • 18 yaşını geçmiş çocukların eğitim ve 24 yaşını geçme durumu

Ve en zoru geliyor! Eğer eşi çalışıyorsa ve çocuklarının asgari geçim indirimi eşinin üzerinde görünüyorsa ilgili çocuktan AGİ almaması gerekiyor.

Araya bir not sıkıştırayım: 4 çocuğu olan ve ikisi de çalışan bir eş için iki çocuğu bir tarafta iki çocuğu diğer tarafta indirimli gösterirse aile maksimum Asgari Geçim İndirimi alıyor.

Son maddenin zor olmasının sebebi Aile Durum Bildirimi dökümanından çıkartılamıyor oluşu. Bu nedenle pratikte genellikle, çocuğu olan ailelerde her iki eş de yasaya uygun olmasa da çocukları için Asgari Geçim İndirimi alırlar.

Bazı şirketler çalışanlardan düzenli olarak aylık, 3 aylık veya yıllık olarak Aile Durum Bildirimi Raporu'nu tekrar istiyor ama bu uygulanabilir bir çözüm değil. her bir çalışan için ortalam 5 bilgiyi karşılaştırmak gerekirse bu 1.000 çalışanda her ay kontrol edilecek 5.000 bilgi demektir, ki bu işlem elle yapılamayacak kadar eforlu ve yorucudur.

Bir diğer zorluk: Net maaşlarda asgari geçim indirimi

Aslında zor olacak bir durum yok, yasa açık "Net ücret üzerinden anlaşmak suretiyle çalışanlar da asgari geçim indiriminden yararlanacak olup, hesaplanan vergiden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarları net ücreti ile birlikte ücretliye ödenecektir".

Uygulamada ise tam bir kaos hakim. İşveren 3000 TL net maaş üzerinden anlaştıysa çalışanın eline 3000 TL geçmesini istiyor, geri kalanları detay görüyor. Bir çalışan ile şu anda bir sözleşme yaparsanız, sözleşmede 3000 TL Aylık Net Ücret yazarsa ve çalışanın eline 3000 TL geçerse, yani AGİ eklenmezse, çalışanın itiraz hakkı oluşuyor.

İK ve Bordro ekipleri işlerini nasıl kolaylaştırabilir?

Öncelikle böyle bir iş yükü konusunda ve bu iş yükünün olumlu/olumsuz etkileri konusunda hem şirket yöneticilerinin hem de tüm çalışanların bilgilendirilmesi çok önemli. Herkes riskleri bilirse risk paylaşılır. Çalışanlara senede bir kere yapılacak bir mail bilgilendirmesini tavsiye ederim.

Devletin bakış açısı her zaman çalışandan yanadır. Belirsiz bir durum varsa her zaman çalışanın tarafında olarak, çalışanın avantaj sağlayacağı kararı verin. Hata çalışandan yanaysa savunmak çok daha kolaydır.

Mutlaka Kolay İK benzeri bir yazılım kullanın ve çalışanların AGİ bilgilerini raporlayın. Eğer mümkünse çalışanlar şirkette kayıtlı olan kendi AGİ bilgilerini kendi panellerinden görsünler ve bir değişiklik olduğu anda İK ekibine bildirmek için şansları olsun.

Asgari Geçim İndirimi çalışanlara bir avantaj sağlarken şirkete çıkardığı iş yükü ve sorumluluk ile zorlayıcı bir sistemdir. Umarım aynı sistem hem çalışan hem de işveren adına daha kolay uygulanabileceği ve daha fazla yarar sağlayacağı şekilde gelişerek ilerler.

Çağlar Yalı

Kurucu Ortak | KOLAY İK

Bir sonraki içerik